Onurlu bir yaşam

0
721

Bu yaz bütün Avrupa’da mülteciler üzerine çok konuşuldu. Her gün denizde boğulan yüzlerce mülteci hakkında yazıldı, çizildi, konuşuldu. Sık sık «gemi doldu» lafını duymaya başladık. Gerek basında, gerekse politikada doğru bilgilere çok az yer verildi ve insan yaşamı, insanlık üzerine çok az şey söylendi. Bu yazı- mızda, mülteci olarak İsviçre’de yaşayan göçmenlerin gerçek yaşantısını ele alacağız.

Mülteci kampları kundaklanıyor, Avrupa, ezip geçen «büyük mülteci dalgasından» bahsediyor. Oysa ki, Suriye, Irak, ve Afrika’nın bir çok bölgesindeki çatışmalara, yoksulluğa baktığımız zaman bu durumun çok da şaşırtıcı olmadığını göreceğiz. Yoksulluğun ve bir çok bölgede yaşanan çatışmaların yaşanmasında Avrupa ülkeleride sorumluluk taşıyor.

Çatışmalardan, yoksulluktan kaçan mülteciler, Avrupa’ya gelmek için yaşamlarını tehlikeye atıyorlar. Her yıl, binlerce insan ölüyor. Avrupa’da yaşayan bir çok insan, gemi doldu, artık yeni mülteci alamayız diyor. Belki biz bu rakamları bilirsek, farklı düşünmeye başlayabiliriz. İsviçre dünyanın en zengin ülkelerinden biri, nüfüsu yıllardır iç savaş yaşamış Lübnan’dan iki kat daha fazla. Lübnan yıllardır yarım milyon filistinli mülteciyi barındırıyor ve kısa bir süre içinde bir milyon suriyeli mülteciyi kabul etti. İsviçre ise 20.000 mültecinin İsviçre’de bulunmasından şikayetci oluyor. Oysa ki İsviçre 2000 yılının başında 40 000 mülteciyi kabul etti. Buda gösteriyor ki, eğer İsviçre isterse şu an daha fazla mülteciyi alabilir.

Mülteci kimdir?

İsviçre’ye gelerek iltica talebinde bulunan kişi ilk olarak kabul merkezine gönderilir ve hemen araştırma ve inceleme işlemleri başlatılır. Eğer bir mülteci Dublin Anlaşma’sının olduğu bir ülkeden, örneğin, İtalya, Fransa vb. geliyorsa, başvurusu işleme konmaz, kişi İsviçre’yi terk etmek zorundadır. Eğer bir kişi, ait olduğu sosyal bir grup, din, politik düşünce nedeniyle tehdit ediliyor, takibe maruz kalıyorsa, öldürülme ve işkence görme tehlikesiyle karşı karşıya ise, mülteci olarak kabul edilir. İltica talebikabul edilmiş kişilere ilk olarak B-Kimliği verilir. İltica talebi kabul edilmeyen ve kendi ülkesine geri dönemeyen kişiler ise geçici olarak kabul edilir, kendilerine F-kimliği verilir. Resmi rakamlara göre, geçici olarak kabul edilmiş kişilerin % 90 nı İsviçre’de kalıyor.

Mülteciler ne yapıyor?

İltica başvurusunda bulunan kişilerin ilk üç ay çalışma müsadesi yok. Bu çalışma yasağı üç ay daha uzatılabilir. İlticacılar, 2013 yılından itibaren sosyal ve kamu yararına olan, kar getirmeyen işlerde çalışabiliyorlar. Bu iş karşılığında çok az bir miktarda para alı- yorlar. İlticası kabul edilmemiş ve geçici kabul edilmiş mülteciler, özel vergi ödemek zorundalar, maaşının % 10 nunu 15.000 Frank’a kadar vergi için ödemek zorundalar

İltica başvurusu kabul edilen veya geçici olarak alınan ilticacılar çalışabilir, fakat işverenin çalışma mü- sadesi alması gerekiyor. Fakat, gerçekte bir çoğu çalı- şamıyor, çünkü, ya çalışma müsadesi alamıyorlar, ya iş veren ilticacıları çalıştırmak istemiyor yada ilticacıların çalıştırılabileceğini bilmiyorlar. Artık bu durumun de- ğişmesi gerekir! Mültecilerin dil öğrenmek için deste- ğe ve yeteneklerini, tecrübelerini kullanabilmeleri için kendilerine yardımcı olacak koçlara ihtiyaçları var. Çalışma müsadesinin önündeki bürokratik engeller kaldırılmalı. Bazı kantonlarda bu yönde olumlu adımlar atıldı. Hepimiz onurlu yaşama hakkına sahibiz.

CEVAP VER