2015 yılında akılda kalanlar

0
618
Hallo Schweiz Merhaba gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Bazılarımıza göre belki akılda başka şeyler kalmış olabilir. Ancak tüm dünyanın ortak aklında kalanlar vardır. Bu ortak akılda kalanların başında tartışmasız, kimi insanlıktan nasibini almamış kral bozuntularının, kendini dünya lideri sananların, acı ve gözyaşlarıyla beslenenlerin, insanlığa yaşattıkları, dünyanın başına bela ettikleri vahşi terör ve katliam örgütlerinin ger- çekleştirdikleri olaylar gelmektedir. Bu olaylar tüm diğer ekonomik, sosyal ve siyasal alanda yaşanan büyük gelişmeleri de gölgede bıraktı.

Başta Sudi Arabistan, Katar,Türkiye, Fransa, ABD vb. ülkelerin dışardan binler halinde getirip, olağanüstü maddi olanaklar ve savaş malzemeleri ile donatıp on binler halinde Suriye’ye gönderdiği caniler her yeri kana buladı. Amaçları da Esad rejiminden Suriye’yi 3-4 ayda kurtarmaktı. Ama bugün, yaratıkları ve besledikleri bataklıkta tüm dünyayı tehdit eden salgın bir ölümcül mikrop yaydılar. Suriye’yi, Suriye halkı dışından getirilen güçler düşürmedi. Ama tüm dünyayı tehdit eden terör grupları büyüdü ve gelişti.

Bu dünyanın hakimleri, kral bozuntuları, Esad’ı düşürmediler ama milyonlarca Suriyeli göç etti, on binlerce Suriyeli katledildi. Suriye harabe oldu ve en önemlisi de Suriye’yi kurtarmaya gönderilen terör grupları silahlarını efendilerine çevirerek o ülkelerde de katliamlara yöneldiler. Dünyanın, terörün birinci derecedeki destekçisi olarak gördüğü Türkiye’de yüzlerce insanı bu beslemeler katletti. Tıpkı Paris’te olduğu gibi

Başta Avrupa olmak üzere bu besleme terör örgütleri, desteklenen ülkelerde de devlet güvencesiyle örgütlendi ve bugün o ülkelere karşı Esad diktatörlüğünden daha tehlikeli bir güç oldular. Esad gidip de hiçbir ülkede insanları katledemezken, bu beslemeler artık her ülkede eylem yapar ve tüm halkı tehdit eden esas güç durumuna geldi.

Başta Avrupa olmak üzere artık hiçbir ülke güvenli değil ve insanlar huzur içinde yaşayamaz durumadalar. Kimin sayesinde? Tabii ki başta ABD, Türkiye, Katar, Sudi Arabistan, Fransa, İngiltere olmak üzere Suriye’de Esad rejimini yıkmak için terör örgütlerini yaratanlar sayesinde.

Akılda kalan diğer bir gerçek de; dünyayı kaos, korku, panik ve mutsuz duruma sokanların, binlerce kişilik koruma ordularıyla kendilerini ve ekonomik çıkarlarını güvenceye almaları. Bu kaos ortamında insanlara her türlü ekonomik, sosyal ve politik baskı uygularken, sermayedarların çıkarlarını artırmaları için politik adımlar ve eylemlere giriştiler. İnsanların sosyal ve bireysel haklarını, özgürlük, eşitlik ve bağımsızlıklarını yasalarla bağladılar ve bağlamak için de yeni adımlar atıyorlar. Olağanüstü hal ilanları, polis ve askere tanınan, silah kullanma dahil sınırsız yetkiler…

İnsanlık, 2015 yılında, özgürlüklerinin sınırlanması, işsizlik, açlık, eğitim ve sosyal hakların sınırlanması, kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik gibi konularda geçen yıllardan bile daha geriye gitti. Ayrıca artık hiçbir ülkede insanlar serbestçe ve korkmadan sokakta dolaşamaz, alışveriş yapamaz, toplu yerlerde bulunamaz duruma getirildi. Burada tüm insanlık adına bağırmak istiyoruz; Şimdi değdi mi sizin Suriye’yi kurtarma rezaletinize? Şimdi mutlu musunuz ey Obama, Erdoğan, Katar Prensi, Kadınlar Kralı Sudili… Dünyanın başına bela ettiğiniz vahşet cellatlarıyla?

Milyonlarca Suriyeli’nin yaşadığı perişanlıklar, on binlercesinin katledilmesi sizleri mutlu etti mi? Var ettiğiniz bu eserinizde gurur duyuyor musunuz? Kim kazandı? Belki siz ama tüm dünya kaybetti. İnsanlık kaybetti, vicdanlar kaybetti, özgürlük kaybetti… Sizin savaş makinalarınız, silah tüccarlarınız ve terör örgütleriniz kazandı.

Bugün terörü ortadan kaldırma ortaklı- ğında dahi samimi değilsiniz. Suriye örneğinde olduğu gibi her terör örgütü belini sizlerden birine dayıyor ve şimdi sizler kendi aranızda savaşıyorsunuz. Türkiye ile Rusya, Iran ile Sudiler, Amerika ile Rusya arasındaki hakimiyet savaşı da gösteriyor ki, esas savaş, Esad rejimi ile Suriye arasında değil, devletlerin ve devletlerin oraya gönderdiği terör gurupları arasında yaşanıyor

2015 yılı artık tüm dünyaya gösterdi ki, terör ancak ve ancak, her ülkenin kendi halklarını rahat bırakmaları, ülkelerin kendi kaderlerini tayinine saygı göstermeleri, işgallere son vermeleri, halkların özgürlük, bağımsızlık ve ekonomik özgürlüklerine saygı duymaları ile son bulur. Taa başından beri başta Avrupa, Türkiye, ABD halkları savaşa ve Suriye’de terörist gruplar oluşturma, besleme ve silahlandırmaya karşı çıksalardı bugün dünya bu terör belasını yaşamayacaktı.

2016’nı da kabus ve korkularla dolu, ekonomik, siyasal ve sosyal çalkantılar ve kısıtlamalarla yaşamak istemiyorsak, savaşa, işgale hayır demeliyiz. Devletlerin terör gruplarını beslemeleri ve başka ülkelere göndermesine karşı tavır alınmalı- dır. Aksi halde bu kaos devam edecek ve insanlık daha büyük acılar yaşamaya devam edecektir

Umuyor ve temenni ediyoruz ki, 2016 yılı tüm insanlık için huzur içinde, savaşsız, özgür ve mutlu geçer. Bunun için de tüm dünya halkları başkalarının çıkarları için savaşmamalı ve kendi çıkarları için savaşmalıdır.

Umarız 2016 yılı, tüm okurlarımızın, insanlığın, başta Suriye halkının olmak üzere tüm insanlığın özgür, bağımsız, insanca, huzur ve güven içinde geçirdiği bir yıl olur.

Sevgi ile sağlıcakla kalın. Eşit, özgür ve bağımsız bir dünya için.

CEVAP VER