Basel’de Alevilik dersleri başlıyor

Basel`de Alevilerin kazanımlarına her geçen gün yenileri ekleniyor. Alevi inancının resmi olarak tanınmasından sonra şimdi sıra Aleviliğin Okullarda öğretilmesine geldi. Ve 22 Ekim`den itibaren Alevi öğrenciler aleviliği okullarda öğrenmek için ders başı yaptı.

0
1959

alevilikSelman Kaya – Basel Bilindiği gibi Basel Kantonunda bulunan iki Alevi kurumun Basel Alevi Kültür Merkezi (BAKM) ve Basel Alevi-Bektaşi kültür birliği`nin (BABKB) yıllarca birlikte yürüttükleri mücadele sonucu alevilik 17 Ekim 2012 de Basel Kanton parlamentosu tarafından resmi olarak tanınmıştı. Aleviler ve alevi kurumları bu tanınmanın ve mücadelenin meyvalarını yavaş,yavaş ,adım adım toplamaya başlıyor. Tanınmanın getireceği bir çok kazanım ve avantajlardan biri de Aleviliğin ders müfredatı içnde ki yerini almasıydı. Alevilerin bu beklentisi ve mücadelesi nihayet sonuç vermeye başladı. Ve Basel Kantonunda Alevilik dersleri ilk olarak 22 Ekim`den itibaren Okullarda resmi olarak verilmeye başlayacaktır. Basel de pilot uygulama olarak Vogesenschulhaus da başlayacak olan Alevilik dersleri 3.,4.,5,.ve 6.sınıfları kapsayacak şekilde, her Çarşamba 14.00-17.00 saatleri arası iki grup halinde verilecektir. Bilindiği gibi daha önce Zürich Kantonunda Alevilik ders müfredatı içinde ki yerini almış ve Alevilik dersleri Okullarda verilmeye başlanmıştı.

Alevilik dersleri`nin başlayacak olması nedeniyle Basel`de bulunan her iki alevi kurumu ilgili ve yetkili kişilerin katılımıyla bilgilendirme toplantıları gerçekleştirdiler. Toplantılara Basel 3. bölge eğitim sorumlusu Flavio Tiburzi, Alevilik derslerini verecek olan Öğretmen ve sosyal pedagog Suzan Fırat ve Basel parlamentosu milletvekili Mustafa Atıcı katıldılar. Toplantılara velilerin yanı-sıra öğrenciler de katılarak yoğun ilgi gösterdiler. Almanca yapılan konuşmaların Türkçe çevirisini çalışmaları yürüten komisyon üyesi Talip Kaya yaptı. Basel Alevi Kültür Merkezi`nde gerçekleşen toplantı`da Aleviliğin Basel Kanton parlamentosu tarafından tanınmasında önemli katkıları ve hizmetleri olan ve kısa süre önce aramızdan ayrılarak Hak-ka yürüyen H.Cihan Minkner anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardında Mustafa Atıcı süreçle ilgili kısa bir değerlendirme yaparak kazanımların önemini vurguladı ve derslere gerekli ilginin gösterilmesi çağrısında bulundu.

Ardında sözü Flavio Tiburzi`ye verdi. Tüm katılımcıları selamlayan Tiburzi Basel`deki ders müfredatı ve din eğitimi ile ilgili kısa bilgiler verdikten sonra „Farklı inanç grupları ile birlikte çalıştıklarını, Alevilerin ve alevi kurumların da kendileriyle birlikte çalışmak istemeleri kendilerini sevindirdiğini, bu çalışmaları birlikte ve karşılıklı güven ortamı içerisinde yürüteceklerini, bu konuda üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getireceklerini söyledi. Sosyal pedagog Suzan Fırat 2007 tarihinden beri Almanya da Lise öğretmenliği yaptığını, 2011 yılından beri de ilk,orta ve lise düzeyinde okullarda Alevilik derslerini verdiğini,çocukların gelişiminde Anadil eğitiminin ve inanç kimliğinin öğretilmesinin önemli olduğunu belirten Fırat, Okullarda verilecek Alevilk derslerini şu başlıklar altında sıraladı. Alevi önderleri ve uluları`nın öğretilmesi, Alevi dilini (hitap şeklini) öğretilmesi, Alevilik inancı içinde ki hukuk anlayışının anlatılması, Aleviliğin dışında diğer inançlar ve inanç önderlerinin öğretilmesi. Bunların dışında Alevilikte Pir, Dede, Ana, Mürşid,Rehber,talıp ,müsayıp, Cem, Semah,Lokma,Hızır inancı, dört kapı kırk makam, 12 hizmet gibi aleviliğin temel bilgilerini öğreteceklerini söyledi.

BAKM Başkanı Seyit Erdoğan da yaptığı konuşmada velilere ve öğrencilere çağrıda bulunarak derslere gereken önem ve hassasiyetin gösterilmesini söyledi. Her iki kurum yöneticileri Aleviliğin Isviçre`nin tüm Kantonlarında resmi olarak tanınması ve Alevilik derslerinin verilmesi için birlikte çalışmalarına devam edeceklerini söylediler.

Basel de oturan tüm canların bu kazanımların değerini ve önemini kavrayarak derslere gereken ilgi ve önemi gösterecekleri inancındayım. Vatandaşlık bağıyla bağlı olduğumuz ve uğruna hiç bir fedakärlıktan kaçınmadığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti, henüz resmi olarak bizi ve inancımızı tanınmazken, Anadolu Aleviliğinin doğup büyüdüğü şekil aldığı öz yurdundan halen var olma mücadelesi verirken,yasaklarla mücadele ederken, asimilasyon tehlikesiyle karşı karşıyayken başta Avrupa`nın çeşitli ülkeleri ve eyaletlerinde olmak üzere, Isviçrenin bu iki kantonu`nda kabul görmemiz ve tanınmamız çok önemli ve değerlidir. Bunlar önemli kazanımlardır. Bu kazanımları hem yaşadığımız ülkelerde hemde Aleviliğin Anayurdu Anadolu topraklarında elde edene kadar mücadele etmemiz boynumuzun borcu olarak önümüzde durmaktadır. Bizim yaşadığımız sıkıntıları çocuklarımız yaşamasın diye.. Cocuklarımıza ve gelecek kuşaklara onurlu bir yaşam bırakmak için.. Bu kazanımların tüm toplumumuza ve canlarımıza hayırlı olması dileklerimle.

CEVAP VER