Bu canavar sizin eseriniz!

İnsanlık, son aylarda Dünyamızın özelikle de İslam Dünyasının başına musallat edilen vahşet ve canavarlıklarıyla gündeme oturan yaratıkların insanlık dışı uygulamalarıyla irkilip duruyor.

0
1100
Hallo Schweiz Merhaba gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Bu vahşeti yapanlar hep konuşuluyor ancak bu canavarları insanlığın başına bela edenlerden kimse bahsetmiyor. Halbuki bugün Irak’ta ve Suriye’de iş başında olan bu yaratıkları, ABD, Batı ve Türkiye besledi, büyüttü, silahlandırdı ve onlara her türlü yardımı yaparak, insanlığın üstüne saldı. O nedenle başta IŞİD olmak üzere, El Kaide, El Nusra, Suriye Kurtuluş Ordusu gibi bugün İslam ülkelerinde insanlığı katleden bu cinayet şebekelerinin baş efendileri ABD, Avrupa, Türkiye ve İslam ülkeleridir. Dünyanın ‘kaderini belirlemeyi’ kendilerinde görenler bugünkü vahşetlerin de sorumlularıdır.

Daha bundan 2 yıl önce ABD, Avrupa Devletleri, Türkiye ve bazı İslam ülkeleri, Suriye’ye demokrasiyi getirmek, insan haklarını tesis etmek için harekete geçtiler. Hem de 1-2 ayda bu götürecekleri demokrasi ve insan haklarını, Esad rejimini yıkarak tesis etme sözü verdiler. Hem de bağıra bağıra. Kimle bunu tesis edeceklerdi? Tabii ki bugün insanlığın başına musallat edilen kurtarıcılarıyla. Bu kurtarıcılar daha Suriye’ye girmeden yaşadıkları ülkelerde ki icraatlarıyla gündeme oturdular. Dünyanın her yanından topladıkları cihatçıları Türkiye üzerinden Suriye’ye soktular. Türkiye Suriye sınır hattının denetimini bu yaratıklara verdiler. Esad rejimine karşı savaşmaları için onlarca grubu Türkiye’de örgütlediler, silahlandırdılar, eğittiler ve Suriye’ye gönderdiler. Bu gruplar Suriye’ye girer girmez ne kadar demokrasi aşığı, ne kadar insan hakları savunucuları olduklarını hemen gösterdiler. Girdikleri her köy, kasaba ve şehri yerle bir ederek, tarihi ve kültürel tüm değerleri dağıtarak, her yerde ilk icraatları olarak tüm çocuk yaşta kızların ve kadınların ırzına geçerek, önüne gelen herkesi katlederek gösterdiler. Destekçileri, bu vahşi canavarları tüm bunlara rağmen destekledi, besledi, tedavi etti ve her türlü savaş malzemesini vermeyi sürdürdü.

Kısa zamanda görüldü ki, Batı ve bölgede ki çoğu İslam ülkeleri, aslında Suriye’de, demokrasi ve insan haklarını esas kılmadılar, Suriye ve bölge halklarına vahşeti, katliamı, ırz düşmanlığını, canavarlığı ve inanılmaz derecedeki insanlık dramını ve acıyı getirdiler. Suriye’ yi kurtarmaya gelenler dışarıdan ihraç edildi. 100’e yakın ülkede, ne kadar dışlanmış, katil, namus düşmanı, insanlıktan nasibini almamış canavar ve yaratık varsa Suriye’ye gönderildi. İnsan olmayan, insanlık duygusu ve merhameti taşımayan, vicdan ve demokrasi inancı olmayanlarla Suriye’ye nasıl insan hakları ihraç edilecekti? Belliydi ki, sonuç bugün bölge ve dünya halkına gösterilen insanlık dramı olacaktı. Sokakta her önüne gelen kadının ırzına geçen, insanların kafasını kesip top oynayan, insanları katlederken keyiflenip halay çeken bir vahşet ve katliam demokrasisi. ABD, Avrupa Devletleri ve Türkiye şimdi oturma organlarına çıngırak takıp oynasınlar. Yarattıkları canavarla övünsünler. Tüm dünyanın başına musallat ettikleri bu yaratıkların ne kadar kısa zamanda Suriye, Irak ve İslam ülkelerine Demokrasi ve insan haklarını getirdikleri ile övünüp, zafer sarhoşu olsunlar. Ama net bir gerçek var ki, tüm dünya halkları sizi, bu canavarı başlarına musallat ettiğiniz için lanetleyecektir

Gözyaşı ve IŞİD ‘düşmanlığı’ sahtekarlığınızı gizleyemeyecektir

Musul’un işgali, Erbil’in düşmesine ramak kalması, Suriye’deki IŞİD ve benzeri vahşet gruplarının hakimiyeti ve efendilerine kafa tutmaları, oynanan oyunu da ortaya çıkardı. Bu canavarı besleyen ve oralara gönderenler, bugün başladılar gözyaşı dökmeye, IŞİD’e terörist demeye. Ama bir laf vardır; ‘yemezler’!!! Hani bunlar Suriye’yi Esad diktatöründen kurtaracaklardı? Kendi ülkelerinizde pasaport verip, milyar dolarlar, eurolar verip, silahlandırıp, eğiten, bu yaratıkları tedavi ettiren, Esad’ın devasa askeri gücüne karşı direnmeleri için onlarca kez toplayıp moral veren, sizler değil miydiniz? Sözün özü, herkes bu yaratıklarla ilgili her şeyi söyleyebilir, ama sizin söz söylemeye hakkınız yok, biraz onur ve haysiyetiniz varsa.

Eseriniz ortada. Suriye, Irak ve Afganistan:milyonlarca ölüm, sakat, yaralı, talan edilmiş ülkeler,harap olmuş şehirler, yerinden yurdundan edilmişmilyonlarca insan. İşte sizin adınız da, götürdüğünüzdemokrasi de budur.

İslam ülkelerinin başlarında ki krallar,şeyhler, ABD’nin başındakiler, Türkiye’yiyönetenler, kendi ülkelerinde ne kadar demokratve insan haklarından yanalarsa, kendi halklarını nekadar insan yerine koyuyorlarsa, başka ülkelerde deo kadar insan haklarından yanalar. Amerika’da sonbir haftada iki olay gerçekleşti. İki siyahi vatandaşa,polis keyfi olarak şarjörünü boşalttı. İsrail, onlarcayıldır Filistin halkını ABD desteğiyle katlediyor. Irakve Afganistan ’ı bu hale getirdiğin halde, daha hangiyüzle Suriye’ye demokrasi getireceğim diyebiliyorsun?Krallar ülkesinde insan haklarının zerresi yok.Türkiye’ye bakın, demokrasi ve insan haklarının,hukukun ve fikir özgürlüğünün, zerresi yok. Birde demokrasiden bahsediyorlar. Vay demokrasininhaline… Kimlerin elinde, ne hale geldi?

Bildiğiniz gibi, aslında ‘büyüklerin ve yandaşuşakların’, taa başından beri dertleri Suriye’ye veyabaşka yerlere demokrasi getirmek değildi. Bugüntüm İslam dünyası bir mezhep ve inanç temelindebirbirini kırıyor. Bu da maalesef bu ‘dünyanın’sahipleri ve uşaklarının eseridir. Bugün insanlığınüzerine salınan yılanın kendilerini de ısırması sonucugerçekler gün yüzüne çıkmıştır. Suriye, Irak, Filistin,Afganistan ve dünyanın birçok yerindeki vahşetinsahipleri ve uygulayıcıları aynıdır. IŞİD ve diğervahşet grupları da bu efendilerin bataklığındanbeslendiler ve bu mikrop tüm dünyaya yayıldı. Hemde efendilerini de sokarak. Bugün bu yaratıklarakarşı tavır almalarının sebebi de budur. Kaldı kiTürkiye daha tavır dahi almamıştır. Ama er ya dageç bu yılan sizi de sokacak.

Her gün vahşet görüntülerini izlediğimizSuriye ve Irak, aslında bataklığın çok büyükolduğunu ve burada beslenen mikropların datüm dünyayı tehdit ettiğini gösteriyor. Maşalarla,mikroplarla uğraşılacağına esas çözüm sorun olanbataklığı kurutmaktır. Bunu da ancak dünya halklarıgerçekleştirebilir. Tüm İslam ülkeleri başkalarınınoyununun figüranı olacaklarına esas gerçeğigörmelidirler. Beladan kurtulmanın yegane yolu dadost ve düşmanı ayırt etmektir. Kimin, neden kimindostu olduğu görülmeden belalardan kurtulamayız.Bilmeli ve anlamalıyız ki Suriye’de, Irak’ta vb.yerlerde, sokakta, kaçırılıp da toplu ırzına geçileninsanlar, hepimizin bacısı, kız kardeşi, eşi ve anasıdır.Umudumuz o ki, başta İslam dünyası olmak üzeretüm dünya halkları, gerçek özgürlük, bağımsızlık,demokrasi ve insan hakları için ‘artık yeter,oyununuzun parçası olmayız ve sizin savaşınızdayokuz’ derler.

İnsanlık, onurları, gelecekleri, özgürlükleri vehakları için savaşmalıdır. Yoksa hep şamar yemeyedevam ederiz. Daha başımıza yüzlerce IŞİD belasıgelmeye devam eder.

İnsanlık yaptıklarıyla övünmeliyapmadıklarıyla üzülmelidir.

CEVAP VER