Gönlünüz, gözünüz, sevginiz ve sağlığınız bahar gibi olsun!

0
724
Hallo Schweiz Merhaba gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

DOĞA baharın sıcaklığıyla, yeşillenmeye, uyanmaya, başkaldırmaya ve sımsıcak koklaşmaya başladı. Doğada yaşayan tüm canlılar da daha bir sirkelenerek uyandılar, gülleri açıldı, sevdaları depreşti, sevinçle huzura kavuştular. Doğada yaşayan canlıların bir parçası olan insan da baharın gelmesiyle birlikte, sevgi ve sevdalarıyla, sevdikleri ve arzularıyla, hedeflerine varmak için, bir başka uyandılar; kış uykularından uyandılar.

Bahara özlem duymak her canlının içinden geçen bir hasrettir. Her tarafı saran doğanın uyanışını, rengarenk çiçek cümbüşünü ve kokusunu, yemyeşil dağları, ormanları, ağaçları… Ve doğayı, her canlının içini kıpır kıpır yapan uyanışı, canlı ve moral yükselten doğadaki değişimi, ırmakları, suları ve her şeyi tüm canlılar arzular. En başta da insanlar sevinçle ve mutluluklar karşılarlar baharı.

Hastalarımız ve zor durumda olan yoksullar ve ezilenler ise daha bir çoşku ile karşılarlar bu doğa uyanışını ve pozitif yansımalarını. Bu canlılara mahsus sevinç ve sevgiyi her canlı etinde kemiğinde hisseder.

İnsanlar bu aylarda daha bir kötülüklere, haksızlıklara, savaşlara, insanlık ve doğa düşmanlarına karşı azimle mücadele ederler. Kendi hak ve özgürlükleri, insanlığın hakları ve sorunları için, başkaldırırlar. Kadınlar, gençler, ezilen halklar, işçi ve emekçiler de, bir iş, ekmek ve özgürlük için bayraklarını kaldırırlar.

Dünyanın mazlum hakları, emperyalist kapitalistlerin işgallerine, barbarlık ve katliamlarına, savaş ve doymak bilmez kâr hırslarına karşı daha fazla alanlara çıkarak, savaşırlar.

Tıpkı, binlerce Kadın ve emeklinin Bern’de sokaklara çıkarak, ücret ve hak eşitliği, eşit işe eşit ücret, kadın-erkek eşitliği, yerli ve yabancılar arasında eşitlik, asgari ücretin artırılması, hak gasplarına son verilmesi, emeklilere daha fazla hak, eğitim, sağlık alanında hakların korunması, işyerlerinin korunması, işsizlere iş, sağlık alanında daha fazla hak gibi taleplerle baharı karşılamaları gibi. Tıpkı, Kobani halkının işgal ve katliamlara karşı direnerek işgalcileri kovması gibi. Tıpkı, Yunanistan’da, Portekiz’de, İspanya’da ve birçok Avrupa ülkesinde hak gasplarına karşı işçi ve emekçilerin sokağa çıkması gibi. Tıpkı Türkiye halkının, demokrasi, özgürlük ve bağımsızlık ve basın özgürlüğü için, devlet terörü ve baskılarına karşı, her gün direnmesi ve sayısı milyonları bulan bir biçimde sokaklara çıkması gibi. Tıpkı dünyanın her yanındaki ezilen halkların kendi diktatörlerine ve dünyanın büyük devletlerine karşı canlarını ortaya koyarak direnmeleri gibi…

Bu bahar ve sonrasında bu uyanış, canlanma ve başkaldırı doğası her insanım diyen canlıyı da kendisine getirecek, insanlar ak ile karayı, hırsız ile soyguncuyu ayırt edecektir. Allah’ı Peygamber’i para ve çıkar olanı, yalancı ve düzenbazı, sahtekar ve ahlaksızı, halkı kandıran soytarıları ve bugüne kadar din, iman, Allah, inanç ve mezhepler üzerinden istismar ve sömürü yapanları da görecek, yüzündeki kılıfı çıkararak, tarihin çöp sepetine atacaktır.

Bu yılki doğa uyanışını en içten yaşayan Merhaba okurları da diğer insanlar gibi, içlerindeki, gerçeğin, vicdanının ve çıkarlarının sesine kulak verecekler, en doğru kararı vererek, hayat karşısında en doğru duruşu sergileyeceklerdir. Gerek İsviçre’deki gerekse Türkiyeli okurlarımız, sevgi ve sevdalarının gereğini en iyi şekilde gerçekleştireceklerdir. Yaşamlarının her evresinde sahtekarın, yalancının, soyguncunun, hırsızın ve inanç sömürücülerinin suratına o okkalı tokatlarını çakacaklardır. Hayatlarında bunlara yer vermeyeceklerdir.

Işık ve güneş kadar berrak ve temiz olmaktır gerçek insana yakışan. Doğanız yemyeşil rengarenk çiçeklerle renklensin, güneş kadar sevginiz ve sağlığınız bol, mutluluğunuz sonsuz olsun.

CEVAP VER