Merhaba

İş yine size kaldı, ülkenin kaderi sizin elinizde. 18 Ekim’de İsviçre’de her dört yılda bir yapılan genel seçimler olacak. Tüm İsviçrelilerin katılacağı bu seçimler, hem İsviçreliler hem de 2 milyona dayanan göçmenler açısından hayati öneme sahiptir.

0
777
Hallo Schweiz Merhaba gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Hallo Schweiz Merhaba
gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Uzun bir yaz tatili sonrası yine evlerinize konuk oluyoruz. Umarız sevdiklerinizle sağlık, neşe, sevinç ve huzur dolu bir yaz geçirmişsinizdir. İsviçre’de kalanlar bol güneşin tadını çıkarırken, tatile gidenler de sevdikleriyle bol güneş, deniz ve doğanın tadını doyasıya yaşamıştır.

İş yine size kaldı, ülkenin kaderi sizin elinizde

18 Ekim’de İsviçre’de her dört yılda bir yapılan genel seçimler olacak. Tüm İsviçrelilerin katılacağı bu seçimler, hem İsviçreliler hem de 2 milyona dayanan göçmenler açısından hayati öneme sahiptir. Belki İsviçre Vatandaşı olmayanlar oy kullanamayacaklar. Ama göçmen kökenli yüz binlerce oy hakkına sahip İsviçre vatandaşı vardır. Ayrıca oy hakkına sahip olmayan göçmenlerin yüz binlerce İsviçreli dostu ve arkadaşı bulunmaktadır. O nedenle bu secim hem oy hakkına sahip olan hem de oy hakkına sahip olmayan milyonların seçimidir.

Peki ne yapmalı?

Oy hakkına sahip yüz binlerce göçmen kökenli, göçmen dostu ve aynı kaderi paylaşan İsviçrelilere önemli görevler düşmektedir. Oylarınız, göçmen dostu politikaları, önerileri, çalışmaları ve icraatları olan partilere ve adaylara veriniz. İradenizi emeklilerin haklarını savunan, gençlerin iş, meslek ve öğrenimi için çalışan, eşit işe eşit ücret, kadınlara eşit ücret ve haklar diyen, çalışanların haklarını savunan, işsizliğe karşı mücadele eden ve onların haklarını savunan, göçmenleri ikinci sınıf vatandaş görmeyen, yaşadığı haksızlıklara karşı duran, seçme ve seçilme hakkını savunan, yabancı düşmanı politika ve uygulamalara karşı duran, oturma hakkı, yabancı yasaları vb. Gerekçelerle göçmenleri baskı altında tutan politika ve uygulamalara karşı duran adaylara ve partilere oyumuzu verelim.

Yani bu seçimlerde oyumuz, işimize, aşımıza, sağlığımıza, geleceğimize, çocuklarımıza, emeklilerimize, gençlerimize, kadınlara, işçilere olmalı. İrademizi bizde olanlara teslim etmek için 18 Ekim’de çok güçlü bir şekilde vatandaşlık görevi için sandık başına. Size kim yakınsa, haklarınızı ve çıkarlarınızı kim savunuyorsa ona oyunuzu veriniz. Ama mutlaka sandığa gidelim, bana ne, benim oyum bir tane, ne değişir, demeden sandığa gitmeli ve vicdanımıza oy vermeliyiz.

Vicdan, ahlak, insanlık, demokrasi, özgürlük ve barış diyenlerde görev başına.

Biliyorsunuz 7 Haziran’da Türkiye’de bir seçim yapıldı. Halk 12 yıldır ülkede iktidar olan AKP iktidarını oylarıyla cezalandırdı. Ama ülkenin padişahı konumundaki Cumhurbaşkanı bu seçim sonucunu ve halkın bu iradesini kabul etmedi ve seçimden hemen sonra ya seçim ya seçim dedi. En sonunda da 3 aylık komedi hükumet oyalamaları sonrası, Padişah 24 Ağustos’ta seçim kararı alarak, dediğini yine halka dayattı. Nitekim bu 3 ayda da tüm dünya sadece şunu gördü: Ya Padişahın Partisi hükumet kuracak diğerleri şartsız koşulsuz destekleyecekler ya da hiç kimseye hükumet kurdurtmam. Nitekim tüm dünyada işleyen tüm diğer olanakların hiçbiri kullanılmadan seçime gidiliyor.

Bu seçim dayatmasında vicdanınızla mı cüzdanınızla mı hareket edeceksiniz?

Görünen o ki, 1 Kasım’da Türkiye’de de seçim olacak ve yurt dışında çalışan milyonlarca kişi belirlenen yerlerde oyunu kullanacak. Ama görünen o ki, insanlığın onuru, haysiyeti, vicdanı, geleceği, demokratlığı, barışçılığı ve var olma hakkı oylanacak. İnsanlık artık benim partim, benim liderim, benim kurtarıcım olarak oy kullanmayacak. Demokrasi, insan hakları, özgürlük, aş, iş ve geleceğim deyip oyunu kullanacak. Açıktır ki halk, dini ve diğer inanç tüccarlarına, hırsızlara, arsızlara ve soygunculara, kendi çıkar ve suçlarını gizlemek için ülkeyi kan gölüne çevirmekten çekinmeyen zalimlere ve insanlık düşmanlarına oyunu vermeyecek. Onuruna, namusuna, geleceğine, özgürlüğüne ve insanlığına sahip çıkacak ve iradesiyle oynayan ve onu hiçe sayan soysuzlara da hokkalı bir tokat atacaktır.

Umut ederiz ki İsviçre’de de on binlerce vatandaşımız, 1 Kasım’da yapılması planlanan seçimlere onuruyla, haysiyet ve çocuklarının geleceğini düşünerek oyunu kullanacaktır. Oylarıyla, demokrasi ve özgürlük düşmanlarına, acımızı ve ülkenin tüm değerlerini kişisel hırs ve çıkarları için çarçur edenlere yol verecektir.

Oylarını insanlığa ve vicdanının sesini dinleyerek verecektir…

O halde;

İki onurlu görevimizi yerine getirmek için sandık başına. Barış ve özgürlük dolu, insanlık ve onurlu gir gelecek için… Şimdi karar zamanı.

CEVAP VER