Seçmenler tarihi bir görevle karşı karşıyalar – Seçim 2015

0
806
Hallo Schweiz Merhaba gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

İsviçre’de yaşayan, Türkiye’de seçme ve seçilme hakkına sahip on binlerce vatandaşımız tarihi bir sorumluluk ile karşı karşıyadır. Çünkü bu seçim onları da fazlasıyla ilgilendiriyor. Oy verme işlemi 8 Mayıs 2015 Cuma günü başlayacak ve 31 Mayıs 2015 Pazar sona erecek.

Tarihe, çocuklarımıza, kendimize ve halkımıza karşı neden tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyayız?

7 Haziran 2015’te yapılacak olan milletvekili seçimlerinde yurt dışında yaşayan milyonlarca vatandaşımız da ilk kez bu boyutta oylarını kullanacak.

Oy kullanılacak temsilcilikler ve gümrük kapılarının listeleri ise 10 Mart 2015 tarihinde açıklandı. Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her vatandaş, adres kaydının olduğu temsilciliklerde, 8 Mayıs ile 31 Mayıs tarihleri arasında gidip, oyunu kullanabilecek. İsviçre’de ki TC temsilciliklerinde adres kaydı olmayanlar ise aynı tarihlerde gümrük kapılarında ya da Türkiye’de kayıtlı olduğu seçmen bölgesinde 7 Haziran’da oyunu kullanabilecektir.

Özellikle son yıllarda yaşanan ve hepimizi ilgilendiren gelişmeleri İsviçre’de ki vatandaşlarımız da yakından takip ediyor. Çünkü gerek akrabamız, eşimiz, dostumuz gerekse bizzat kendimiz olarak hepimiz, Türkiye gemisinde yolculuk yapıyoruz. Her gün haber ağlarında katledilen kadınları, açlıktan ölen çocukları, çocuk yaşta evlendirilenleri, iş cinayetlerinde katledilenleri, açlık ve sefalet çekenleri, sokaklarda dilenen binlerce çocuğu, işsizliği, eğitimde eşitsizliği, üniversiteyi bitiren yüzbinlerce işsizi görüyoruz. Bir yanda sefalar içinde, varlık içinde yüzen, milyar dolarlarla oynayan, birkaç yılda milyarların sahibi olan ve günbegün zenginliği katlanarak zenginleşenler, diğer yanda ise açlık, yoksulluk ve hastalıkla pençeleşen bir Türkiye gerçeği. Bu gerçek hepimizin gerçeği, bu ülke hepimizin ülkesi. Bu dramı, açlık ve sefaleti, bizim halkımız, akrabamız, köylümüz, mahallelimiz, şehirlimiz, kardeşimiz, emeklimiz, kadınlarımız, gençlerimiz yaşıyor. Bu gerçeği hangi vicdan, inanç ve insanlık, görmezlikten gelebilir ki? Kendisini insan sınıfında gören hiçbir canlı, “Bana ne? Ne halleri varsa görsünler, bu ülke benim ülkem değil, bu acıları çekenler de benim halkım değil” diyemez. Tüm bu zulmü, açlık ve sefaleti milyonlara reva görenler dost olamaz.

O halde görev başına!

Açlığa, sefalete, savaşa, işsizliğe, yoksulluğa, adaletsizliğe yok demek için oyumuzu kullanalım.

Komşularımızla, halkımızla, dost olmak için görevimizi yapalım.

Soyguncuya, vurguncuya, soysuza, hırsıza, yalancıya, dolandırıcıya yeter demek için oyumuzu kullanalım. “Hep bana” diyenlere yeter demek için, çalınan tüm değerlerimizi geri almak için, katledilen tüm canlarımızın hesabını sormak için, demokrasi, insan hak ve özgürlüklerini egemen kılmak için, halkı soyanlardan hesap sormak için, eşit ve özgür bir Türkiye için sandığa gidip oyumuzu kullanalım.

Tüm değerleri eşit ve adaletli olarak paylaşmak için, “komşum açken biz tok olamayız” diyen bir yaşam biçimini egemen kılmak için, işsizliği ve yoksulluğu mezara gömmek için, emeklinin, kadının, her ulus ve azınlıktan insanlarımızın kendisini özgür hissettiği bir Türkiye için oyumuzu kullanalım.

Kısacası oyumuzu kullanalım ki, onlar gitsin, yani bela gitsin, zulüm bitsin ve özgür, bağımsız, demokratik bir Türkiye gelsin. Oyumuzu kullanalım ki, birkaç bin kişi para ve sefa içinde, milyonlar ise cefa içinde yaşamasın.

Oyumuzu kullanalım ki, basının özgür, halkın mutlu, işçinin iş bulduğu, fakirin karnının doyduğu, hastanın sağlık hizmeti gördüğü, kadının sokaklarda katledilmediği ve eşit vatandaş olduğu, tüm halkların, azınlıkların, din ve inançların, özgür ve bağımsız olduğu bir ülkeyi inşaa edelim.

Sözün özü, bu tarihsel dönemde kendimize, çocuklarımıza ve halkımıza olan sorumlulukla sandıklara gideceğiz.

İnanıyoruz ki, elimizi vicdanımızın üstüne koyarak doğru yerlere oyumuzu vereceğiz. Bu insanlık görevimizi yerine getirmek için hepinizi oy kullanmaya davet ediyoruz. Halkımız daha fazla acı çekmesin, zulüm görmesin, aşağılanmasın, işsiz, aç ve perişan yaşamasın diyorsanız, birilerinin yalan ve çıkarlarının payandası olmamak için sandığa gitmeli ve vicdanımıza oy vermeliyiz.

Haklının ve mazlumun yanında durmalıyız ki, onlar gitsin, halkımız kendinin efendisi olsun. Oyumuzu vicdanımıza vermeliyiz ki, dini, imanı, namusu ve insanlığı hep para olanlar, sırtımızdan insin, özgür bir birey olalım.

Mazlumun mu yanında olacağız, yoksa zalimin mi? Soyguncunun mu yanında olacağız, yoksa garibanın mı? Para içinde yüzen yalancıların mı yanında olacağız, yoksa kadının, gencin, emeklinin ve yoksulun mu? Bu secim ve oyumuz bizim de durduğumuz yeri ve kişiliğimizi belirleyecektir.

O halde bu insanlık imtihanında görev başına. Elimiz vicdanımızda olsun. Hak için, adalet için, bağımsızlık için, insanlık onuru ve haysiyeti için…

CEVAP VER