Vicdanı olanları ellerini cüzdanlarına değil vicdanlarına koymaya davet ediyoruz

0
1220
Hallo Schweiz Merhaba gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

[dropcap]12[/dropcap] yıldır, hiçbir karşılık beklemeden, yaklaşık 60 bin okura ulaşan [highlight background=”#fff299″ color=”#f73939″]Hallo Schweiz Merhaba Gazetesi[/highlight] olarak, bu yazıyı bir zorunluluktan, halkımıza ve haklıya olan güvenimizden dolayı yazıyoruz. Bu 12 yılda defalarca şunu belirtik: Merhaba Gazetesi’ni ne bir holding, ne bir cemaat, ne bir parti, ne de bir devlet finanse ediyor. Gazetemiz/ gazeteniz, siz okurların desteği, ilanlar ve halkımız yararına yaptığımız projelerden gelen gelirlerle yayın hayatını sürdürüyor. Bu temelde çıkan belki de dünyadaki ender gazetelerden biri.

Yandaş olmadığımız için, yalakçı ve yalancı habercilik yapmadığımız için, ‘sayılı kurum ve kuruluşlar’ bize ilan vermeyerek, yok olmamızı arzuladılar. Ona rağmen yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. Gelgelelim, tüm bu abluka ve yok etme çabalarına kimi kendini bilmez, kimin hizmetinde olduğu belli olmayan kuklaların saldırıları da eklendi. Bazen sessizleşti ama fırsat buldukça saldırı dozlarını, bazı bahanelerle şiddetlendirdiler.

Alevilerle, Kürt katliamlarıyla ilgili haber yaptık diye, cemaatler ve cihatçılar hakkında haber yaptık diye, hatta Sivan Perwer’in konser haberini yaptık diye, Yimpaş’ın Luzerne’de yaptığı kongre haberini ve mağdurların haberini yaptık diye çok sayıda tehdit telefonları, mektupları ve e-mailleri aldık.

Son birkaç aydır, Mısır, Suriye ve Taksim Direnişi’yle ilgili yaptığımız haberlerden dolayı, saldırının şiddeti daha da artarak had safhaya cıktı.

Bize saldıranlar gerçekten de çok cahiller. Çünkü düşünmeden saldırıyorlar. Halbuki birazcık düşünebilseler, neye, niye saldırdıklarını görecekler. Kimin ellerinde zavallı oyuncaklar olduklarını görecekler. Yani olaylara onları kullananların değil de, kendi beyinleri ile yaklaşsalar daha doğru hareket edecekler.

Bakınız bu tiplere göre bizim suçumuz neymiş: Sözde biz taraflı haber yapıyormuşuz. Tarafa bakın, dünyada bir yılda kullanılan gazı Türkiye kendi halkına karşı kulanmış, biz bunu haber yaptığımız için tarafız. Türkiye’nin besleyip, eğitip, silahlandırıp Suriye’ye gönderdiği sözde ‘kurtarıcı cihatçılar’, sokak ortasında kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları kesiyor, camileri bombalıyor, küçük kız çocuklarının ırzına geçiyor, sokak ortasında insanların eşine, kızına, bacısına el koyup hayvanlığını tatmin için götürüyor ve biz bunları haber yapıyormuşuz. İslam aleminde herkes birbirini kırıyor ve tüm dünya seyrediyor. Bazıları bu gerçeği görmese de maalesef gerçek gün gibi ortada. Biz haber yapsak da yapmasak da gerçek orta yerde duruyor. Yimpaş, Deniz Feneri, Kombassan vb. gibi soygun şebekeleri hakkında haber yaptığımız için, Suriye’deki, Mısır’daki, Tunus’taki katliamlarla ilgili haber yaptığımız için, taraflı davranıyormuşuz. Halbuki aklı başında her kesi ilgilendiren haberler bunlar ve tüm dünya bunları konuşuyor. Tüm insanlık bu vb. haberleri okurken, TV’lerde dinlerken, partilerde dinlerken, biz acaba hangi haberi verelim? Bizden istenen tek bir şey var, yalan haber, ona buna yalakçılık ve yavşaklık. Halbuki piyasa bunlardan geçilmiyor.

Bakınız bu tiplere göre bizim suçumuz neymiş: Sözde biz taraflı haber yapıyormuşuz. Tarafa bakın, dünyada bir yılda kullanılan gazı Türkiye kendi halkına karşı kulanmış, biz bunu haber yaptığımız için tarafız. Türkiye’nin besleyip, eğitip, silahlandırıp Suriye’ye gönderdiği sözde ‘kurtarıcı cihatçılar’, sokak ortasında kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları kesiyor, camileri bombalıyor, küçük kız çocuklarının ırzına geçiyor, sokak ortasında insanların eşine, kızına, bacısına el koyup hayvanlığını tatmin için götürüyor ve biz bunları haber yapıyormuşuz. İslam aleminde herkes birbirini kırıyor ve tüm dünya seyrediyor. Bazıları bu gerçeği görmese de maalesef gerçek gün gibi ortada. Biz haber yapsak da yapmasak da gerçek orta yerde duruyor. Yimpaş, Deniz Feneri, Kombassan vb. gibi soygun şebekeleri hakkında haber yaptığımız için, Suriye’deki, Mısır’daki, Tunus’taki katliamlarla ilgili haber yaptığımız için, taraflı davranıyormuşuz. Halbuki aklı başında her kesi ilgilendiren haberler bunlar ve tüm dünya bunları konuşuyor. Tüm insanlık bu vb. haberleri okurken, TV’lerde dinlerken, partilerde dinlerken, biz acaba hangi haberi verelim? Bizden istenen tek bir şey var, yalan haber, ona buna yalakçılık ve yavşaklık. Halbuki piyasa bunlardan geçilmiyor

Ama siz o derdinizle gideceksiniz, Merhaba bildiği yolda, halka doğru ve gerçek haberi vermeye davam edecektir.

Şimdi vicdanı olan herkese sormak istiyoruz, dünyanın konuştuğu, İsviçre’nin konuştuğu ve esas gündemi olan konular hakkında haber yapmak neden birilerini rahatsız ediyor. 12 yıldır bu gazete insanlara posta ile gidiyor ve insanlar direkt evlerinde Merhaba’yı eline alıyor, okuyor. Bu saldırıları yapan bazı kendini bilmezler diyor ki, Merhaba sırtımızdan rant elde ediyor. Merhaba çalışanları her sayı için posta parası ödüyor ve o gazete okura gidiyor.

Çoğu okur okuduğu gazetenin parasını da ödemiyor. Sormak lazım, nasıl oluyor da Merhaba o parasını ödemeyen okur sayesinde rant elde ediyor? Aklı başında olan birileri bu iddiada bulunabilir mi? Tabii ki hayır. İşte buna el vicdan denir.

Açıkça ilan ediyoruz, gelip evlerimizin önünde pusu da kursanız, saldırılarınızın dozunu artırsanız da biz halka gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz. Bir laf vardır, “İt ürür kervan yürür”. Bunları da sizin insanlığınıza havale ediyoruz.

Sevgi, sağlık ve esenlikle kalın.

CEVAP VER