Yılan sahibini ısırdı!!!

2015 yılının barış, huzur, güven ve özgürlük getireceğini düşünenler yine yanıldı. 2015 yılının daha ilk günleri, sayıları oldukça çok olan terör örgütlerinin eylemleriyle kana bulandı.

0
1036
Hallo Schweiz Merhaba gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

2015 yılının barış, huzur, güven ve özgürlük getireceğini düşünenler yine yanıldı. 2015 yılının daha ilk günleri, sayıları oldukça çok olan terör örgütlerinin eylemleriyle kana bulandı. En yakınımızdaki ise, ‘İslamî’ terör örgütünün bir mizah dergisini basıp 12 kişiyi katletmesi ve sonrası rehin almalarla sayının 17’ye yükselmesi oldu.

Yıllın henüz başında başta Paris, Berlin gibi Avrupa’nın başkentleri olmak üzere tüm dünya terör kâbusu ile uyandı. Avrupa’dan yayılan terör korkusu tüm dünyayı sardı. Devletler ise çareyi olağanüstü askerî tedbirlerde buldular. Teyakkuz durumu devam ediyor. Dünya liderleri Paris’te yaptıkları gösteriyle terörden korkmadıklarını belirtseler de, artık uykuları kaçmış, rahat uyuyamaz durumdalar ve olağanüstü tedbirlerle kendilerince kendilerini güvene almışlar.

Bu bela ve terör sizin eseriniz

Bugün dünyaya korku salan tüm ‘İslamî’ ve diğer terör örgütlerinin anası olanların korkuları beyhude. Çünkü bu belayı ve terörü sizler yarattınız, sizler destekleyip büyüttünüz. Yıllardır tüm dünya El Kaide vb. örgütleri konuşuyor. Halbuki o örgütleri başta ABD olmak üzere büyük devletler besleyip, kendilerinden olmayan Afganistan gibi ülkelerdeki iktidarları devirmek için kulandılar. Sonra da başta Afganistan ve Irak’ta olmak üzere milyonlarca insanın canına mal olan savaşı başlattılar. Bu beslemeler, ne kadar dünyayı kana buladılarsa, sizler binlerce kat daha fazlasını gerçekleştirdiniz. Sonra da utanmadan ‘teröre karşı mücadele’ dediniz. Irak’ta milyonlarca insanı kim katletti acaba? Tabii ki sizler.

Suriye’yi kan gölüne çevirenler teröre karşı olamaz. Bir atasözü vardır, “Besle kargayı oysun gözünü.” Bu söz tam olarak bugünkü dünyamızı tarif ediyor. Kimler “2 -3 ayda Suriye özgürleşecek, halk Esad diktatöründen kurtulacak” demişti. Demekle kalınmamış, dünyanın her tarafından ne kadar toplum dışı, insanlıktan nasibini almamış, insan öldürmeden zevk alan, hayattan hiçbir beklentisi olmayan insan varsa toplanılıp, eğitilip, silahlandırılıp Suriye’ye gönderilmişti. Sonuç ortada. 21 milyonluk ülke tam bir enkaz haline geldi. 200 bini aşkın insan öldü, binlerce yaralı ve milyonlarca mülteci…

Suriye’yi kurtarmaya heveslenenler, Esad diktatöründen daha vahşi katliamların gerçekleşmesinin suç ortaklarıdırlar.Ülkelerinin sınırlarını, Suriye’de katliam yapmak için kullananlar, bu katliamları gerçekleştirenleri silahlandıranlar, her türlü yardımı yapanlar, büyük bir insanlık suçu işlediler. Şimdi suç ortağının çocukları babalarına baş kaldırdı.

Paris’teki olayda da, İstanbul’daki olayda da yarın bu bataklığa bulaşan diğer ülkelerdeki çıkması muhtemel olaylarda da suçlular hep aynı olacak. Tüm dünya titreyerek bu terör örgütlerinin gerçekleştirdiği vahşetleri izliyor, kendilerince lanetliyor. Peki birimiz bu örgütlerin anası ve babası olan ABD, Türkiye, Fransa gibi ülkelerden bir özür lafı duydu mu? “Biz bir halt işledik, Esad’ı devirmek için bu gözü dönmüşleri toplayıp Suriye’ye gönderdik, meğer çok büyük bir suç işlemişiz.” Tabii ki duymadık ve duyamayız da. Çünkü ortada katledilen yüzbinlerce insan var ve bu devletlerin desteğiyle gerçekleşti.

Sadece Suriye’ye bakalım, dış güçler Suriye’yi sözde kurtarmaya gidenlere yardımı kessinler, 2 ayda direniş dedikleri bir şey kalmayacak.

Yılan neden sahibini ısırıyor?

Bu işin doğasında vardır. Çıkarları çatıştığında ve güç olunduğunda çatışma kaçınılmazdır. Şimdi Suriye, Irak gibi ülkelerde bu gurupların, efendilerine ve onların çıkarlarına yönelmesiyle birlikte, geçmişleri karanlık olanlar tekrar özgürlük, barış ve demokrasi savunucuları kesildiler. Tıpkı ABD’nin, Irak’taki işgalci ve milyona varan katliamlarını unutup, IŞİD’e bomba yağdırarak kurtarıcı rolü oynaması gibi. Tıpkı Suriye’de ve Kobani’de Amerika’nın, Sudileri, Katar ve Türkiye’nin suçlarını gizlemek için kurtarıcı rollerine tekrar soyunması gibi.

Ama görülüyor ve Afganistan gibi ülkelerde görüldü ki, bu yaratığınız bataklıkta yaşayan canavarlar er ve geç sizi ve çıkarlarınızı da ısıracaklar. Sizin sayenizde dünyanın değişik yerlerinde can almaya devam edecekler ve sizler de suç ortakları olarak tarihe geçeceksiniz.

Hiç değilse Suriye’deki katliamlar sonrasına çıkıp halktan özür dileseydiniz, yaratığınız bu dram ve korku için.

Ümit ederiz ki dünyamız 2015’in geri kalan ayları özgürlük ve barış içinde geçer. İnsanlar, nerede ve ne zaman hangi bombanın patlayacağını düşünmeden, işine, okuluna, alışverişine, gezintisine devam eder. Başta terör örgütlerini destekleyen ülkeler olmak üzere tüm İslâm ülkelerinde gerçekleşen vahşet görüntüleri son bulur. En önemlisi de aklın, aklıselimin, aydınlığın egemen olduğu bir dünya özlemi gerçek olur.

Umut insanın tek tesellisi. Biz de tüm insanların en güzele hakkı olduğunu belirterek, güzel gelecekler dileriz.

CEVAP VER